Şair Celal Tirit
Şair Celal Tirit

SOSYAL GERÇEKLER

             SOSYAL GERÇEKLER Yaşamaktır bilmektir dünyada tüm olup bitenleri Dayanışma değilmidir bunların da en güzelleri
Sen bilirmisin sosyal aktivitenin nedenlerini
İnsanlığı hiç görmemiş olanları ne söylemeli                                                              
 Çok gördüm sosyal aktivite için deyim diyenleri
Acımadan çıkarı için birbirini yiyenleri
Şayet yoksa çıkarı selamı kelamı kesenleri  Alkış tutmayalım arkadaşlar bizler böyleleri 

                                               
Kendi canımız kanımızla biz besliyoruz onları
Eme eme bitirdiler bizdeki olan tüm kanları 
Sanmayın o kişilerin yoktur bu işten hiç karları Uyanın arkadaşlar biz alkış tutmayalım bunları 

 
 Seçimlerden seçimlere aranıp hal hatır sorulan Adeta sağımlıkmış gibi görülüp bol bol sağılan Şu toplumsal yaraların hiç ama hiçte sarılmayan
Siz değil bizleriz o yüzde 4 lük zamla kandırılan

 
Nerede aylıklarımız yetmiyor diye bağıranlar Kendi çıkarını gelen yasayı hemen çıkaranlar
Fukara sofrasında görünmek için iftar açanlar
Demek ki görmüyorlar bizi üç kuruş zamdan kaçanlar
 

Her zaman bir başka olur şu hazanın soğuk havası
Fukara yağsız susuz kaldı yandı ocakta tavası
Yetkililerimiz gösteriyor bir bahar manzarası Milletimiz kan kanseri oldu yomu bunun devası 

  Şaşmamak elde’mi memleketin adalet düzenine
Açında gözünüzü bakın emeklilik sistemine  Anlam veremedim çalışandan kesilen kesintiye Düşünmemek elde mi acaba bizlerde kimiz diye

 
 
Tüm bağ kur emeklisinin kanayan yarası bu durum Durmayın arkadaşlar şu bağ kurluya sizlerde vurun Suç bağ kurdan emekli olmaksa aylık verme durdurun
Zaten verilen yetmiyor biz duralım sizler buyurun

 
 
Biz emekliler zaten alıştık az ile yetinmeye Çok özen gösteriyoruz sizleri sefil etmemeye
Pazara dahi hiç çıkamıyoruz gezip de görmeye
Ne zaman geleceksiniz ki bizleri defin etmeye
 

 Lütfen gecikmesin şu dünyada bizim definlerimiz
Belki bir daha da sizleri asla seçmeye biliriz
Aç olarak ölürsek hakkımızı hiç helal etmeyiz Bu size helal yine gelin buyurun asla demeyiz 

 

Nasılsa hiç durmadan çiseliyor o zam yağmurları
Açlıkla kuruyacak milletin damarında kanları Kendi havuzuna akıyor bunca nehir ‘in suları Nasıl görsün ki fukaranın aç ve susuz olanını

 
 
Sanıyorum kaderin oyunudur bu düzen bizleri Gün gelecek inanmayacak bu toplum asla sizleri Bizleri değil aldatıyorlar onlar kendilerini
Nasıl sormam ben başka iş yapacak kişi yok mu diye

 
 
Ne kadarda sıcak koltuk bırakamaz unu oturan Her gelen kişi gitmesini bile unutuyor inan
Adeta aslan kesiliyor pınarın başında duran
Sizler değil bizleriz bir portakal misali soyulan
  Uyan ey avam tabakası artık sende sen de uyan
Zaten kalmadı bizleri insan yerine bile koyan
Hani var mı hiç arayıp da ne yapıyorsun diye soran Kimseye inanma arkadaş borçlu doğuyor her doğan 

 

Kendilerine gelince dakikada oluyor olan
O suyu ben kurutmadım suçlusu orada oturan Ağa havuzunu akıtmayın faydalansın tüm vatan Soruyorum kendime var mı diye bu feryadı duyan

 
 
Fukara emekli bir soğanı alamazken pazardan Bak bizim beyler jaka atıyorlar hem de hiç durmadan Uyanın arkadaşlar uyanın hayır gelmez bunlardan
Bakın geçinemez olduk bir şeylerimizi satmadan

 
Satarken tükenip bitmedi şu elimizdekileri Merak ediyorum biterse bunlar satarız neleri
Bir şeyler çiğnemekten döküldü bu milletin dişleri
Kemer sıkarken incecik oldu fukaranın beli  coollogo_com-9448841.png